Neler istediğimi, niye istediğimi düşünmeye geldim. Uzun vadede, kısa vadede ben neler almayı, neler yaşamayı umuyorum bu hayattan?
Fark ettiğim en büyük şey, eğer kendi ruhumu besleyen, ben, E için bir şey yapamazsam, sararıp solarım. Ruhum kurur. Dengemi bulamadım hala hayatta, ve cidden ne zor işmiş. Belki hep dengede olmayı beklemek de büyük salaklık. Zaten sanırım ben onu da istemiyorum. Çoğunluk dengede olursa dengesizliği tolere edebilecek enerjisi, gücü de olur insanın.
Kendimle, çevremle, hayatımda olup bitenlerle savaş halinde değil de, kabul ve sakinlikle yaşamak istiyorum.
Mesela nedir durmadan çalışıyor olmam gerektiğini düşündüren? Çünkü doktora zor, neden zor?
Gerçekten zor yanları elbette var. Ama insanlar, nasıl olması gerektiğine dair beklentiler, bu işin kültürü asıl her şeyi zorlaştırıyor. Aslında tek zorluğu entellektüel belki de. Ama beni ne alıkoydu ‘bunlar hayatımda kendimi inanılmaz geliştirmek istediğim, geliştiğim, büyüdüğüm, fırsatları kovalamadan sadece öğrenmeye devam ettiğim yıllar olacak‘ demekten? Neden ve kim bana korkunç şeyler depoladı, pompaladı? Neden? Hayal ettiğim şeyleri yapıyor olmak ne zaman dayanılmaz, kendime acıdığım bir strese dönüştü? Neden? Zorluk var, olacak. Acaba ne kadar zor olabileceğini bunun da mı hayal etmemiştim böyle? Exchange’de olan mı oldu yine? Onda da asıl yüküm kendi halime üzülmek, üzüntüme, yalnızlığıma bakıp acıma acımaktı. Beni bu looplara sokan buydu. Ben neden kendime acıyorum?
Hayal kırıklığına uğradığım için bence. Halbuki her konuda uğramıyorum. Hatta belki çok az konuda uğruyorum. Ama mükemmel değilim ki, nasıl her istediğimin, her beklediğimin aynı tasavvur ettiğim şekilde olmasını bekleyebilirim? Neden kendime acıyıp, kendime daha da acımama sebep olacak looplar içine, girdaplar içine sürüklüyorum kendimi? Bunu nerede öğrendim? Neden öğrendim? Nerede işime yaradı? İlla işime yaradığı için mi öğrenmişimdir, yoksa başka hiçbir şekilde kendisiyle bir insan ilişkilenebilir mi, bilememişim? Şu anda hangisi ve neden bilmiyorum. Herkes de mükemmeliyetçi değildir aslında. Ben neden böyle oldum. Ailemdeki herkes öyle mi? Ben her konuda böyle miyim? Değilim aslında? Tam olarak durumun şiddetini, kaynağını bilmiyorum, ama, bunlarla ilişkili olduğuna ve çözümün bunları anlamlandırmaktan geçeceğine eminim. Eminim.
Ben kendime acımak istemiyorum artık. Acıdığım için kabul etmek istediğim, kabul etsem iyi gelecek şeyleri kabul edemiyorum. Normalde güç yetirip çözebileceğim şeyleri çözemez oluyorum. Enerjim, psikolojim, akli kaynaklarımın çoğu o acıma duygusunu yönetmekle, onunla başa çıkmakla meşgul, harcanıyor boşa.
Yitip gitmek istemiyorum. Acımayı bildim, seçtim, yaptım, ama şimdi daha başkasını, kendime bundan sonra daha iyi gelenini bulabilirim.